3 Mart 2009 Salı

Kartınızı ne marka alırsınız?


Kriz mriz hak getire!
Başbakan’ın iddialarının aksine bize tokat gibi çarptığına şüphe yok da bazılarına kriz hakikaten teğet geçiyor.
“The Moment”da gördüm, durumu fırsat bilen kıro marka (bizim “sahne sanatçıları” bayılır) Roberto Cavalli, Mastercard’la ortaklaşa kredi kartı çıkarmış.
Anlaşılan finansçılar parasız kalınca ortamı boş bulan modacılar şansını denemeye karar verdi.
Peki bu kart neye yarayacak?
Öncelikle sonradan görmeler kasada ödeme yaparken şak diye cüzdanlarından bu “havalı” kartı çıkarmış olacak. Fazla statü simgesi göz çıkarmaz, değil mi?
Kart aynı zamanda bir takım Cavalli defilelerine, özel etkinliklere falan girmenizi sağlıyor.
Cavalli’nin ta kendisinin karta dair “dahiyane” fikirleri mevcut.
“Kart sahiplerinin benimle karşılıklı konuşabileceği bir internet sitesi düşünüyorum” demiş zatialileri.
Aman, herkes de bugünü bekliyordu. İnternette Cavalli’yle konuşmayı…
(Vardır kesin bekleyenler de gerçi.)
Eee, neye yarıyor yani bu kart?
Galiba bir tek Cavalli’ye…

Kırmızı kanatlı karakuş


Kırmızı kanatlı karakuş ABD'de en sık rastlanan kuşlardan biri.
Bilirsiniz, kuşların genelde süslü olanları erkektir. Kırmızı kanatlı karakuşta da durum aynı. Simsiyah, kırmızı apoletli, güzel olanı erkek.
Ve bu kırmızı apoletleri baharda kendini dişisine beğendirmek, kur yapmak için kullanıyor.
Seda Sayan'ın kıyafetini görünce aklıma bu kuş geldi.

2 Mart 2009 Pazartesi

Frapanlığın daniskası


Çok merak ediyorum, acaba Türkiye'de assolistlerin giyim tarzının değişeceği bir gün gelecek mi?


Hadi yaşları geçkin diyelim... Eskiye takılıp kalmışlar, onların modası 70'lerde bir durmuş, bir daha hareketlenmemiş diyelim...


Ondan da değil.


Çünkü alttan gelenler de gerdek gecesine hazırlanır gibi giyiniyorlar (Bkz. Petek Dinçöz).


Aynen fotoğrafta gördüğünüz Muazzez Abacı, Seçil Heper ve Emel Sayın gibi.


Şifon sabahlık tadında ceketler, ipek gecelik havasında elbiseler, otrişler...


Dünya sadeleşiyor, basitleşiyor, rafineleşiyor ama kim takar?


Dünya bir yöne gidiyor, bizim assolistler aksi yöne.


Ya da hiçbir yöne...